|
Yeni Mesaj Yaz - Tüm Yazılar - Bilgilerim
|
 |
| Yazan: |
Volkan Ağfaloğlu |
| Yazilma Tarihi: |
30.06.2010 13:57:49 |
| Konu: |
Önce insan, futbol ise tema... |
| Yazi: |
|
Futboldan soğutan bir ülkenin bir insanı olarak, Dünya Kupasına da aynı paralellikte özen gösterdim bu sene. İlk dakikasından son dakikasına kadar izlemiş olduğum henüz bir tane bile maç yok. Kesik kesik, kısır gözleri olan bir izleyiciyim. Zaten eski heyecanım da bu “ayaktopuna” pek yok.
Ama her topa girmeyi adet edindiğim için beni ilgilendiren konular da önüme geliyor sanki. Bunlardan biri, şu top çizgiyi geçti, geçmedi hadisesine yönelik hezeyanların beraberinde getirdiği, topa çip takma hadisesi.
Evet doğrudur, zamanın getirdiği teknolojik nimetlerden faydalanılması konusunda hiçbir alanda itirazım yok. Tenis, amerikan futbolu, at yarışları, atletizm ve benzeri sporlarda bu çizgi denen meret yüzünden Hawkeye (Şahingözü), fotofiniş ve bunlar gibi bir çok teknik kullanılıyor. Ama ben futbolda buna pek sıcak bakmıyorum. Ki bundan ötürü canı yanan birçok futbol takımının varlığını hala korumasına rağmen bu konuda çok katı görüyorum kendimi. Benzer hatalar sporun tadı tuzu biberi, içinde art niyet olmayan her türlü kararın yorum farklılıklarıdır, bize yazılar yazdıran, tartıştıran, ikilikler doğuran, fanatikleştiren, manşet attıran, ilahi adalet yorumları yaptıran....
İngiltere-Almanya maçının akabinde, futbolun doğduğu yer olan adanın gözü dönmüş medyası bile, Lampard’ın çizgiyi geçen topunun gol değeri kazanamamasını yorumlamak yerine, “top ve çizgiden çok oyunumuza odaklanalım ey Lordlar ve de Avam kamarası” diyerek, yıllar önceki randevunun hesaplaşmasına dahi girmediler.
Çocukluğumdan, henüz kısa paçalıyken, kıymetli peder beyin götürdüğü bir Beşiktaş, Fenerbahçe maçını da örnek verebilirim. Ahmet Çakar’ın hakem olduğu ve 5 yıla yakın süredir Beşiktaş’a üstünlük sağlayamayan Fenerbahçe’nin, tam ara dönemde, şeytanın bacağını kıracakken, son saniyede Beşiktaş’ın hala çizgiyi geçip geçmediği tartışılan topunun gol sayılması ile basiretinin bağlandığını bilirim.
Bu oyunun, var olduğundan beri “göz var, nizam var”, “akıl var, mantık var” gibi halk kuramları üzerinden bugünlere geldiğini düşünürsek, ben topa çip istemem üstadım. Muhalifim, muhafazakarım var mı itiraz! Eskiden çip mi vardı.
Diyelim ki topu, önce install ettiniz, sonra da windows’da sort ettiniz, o halde ben defanstaki son adamlara da install isterim, windows kurulmasını dilerim. Neden mi! Çünkü öyle ya da böyle bu top kırk yılda bir, bir defaya mahsus çizgiyi geçiyor ya da geçmiyor, oysaki ofsayt hep var. Ofsayt futbolun bence en edepli yeri, önce orayı örtün. “Piero” koy, “dahili dev ekrana” yansıt, ha bir de çip tak, sonra install edip, sort et. Bak işte o zaman birşey becermiş olursunuz.
Bırakın futbolun içinde önce insan olsun, teması da futbol.
|
|
Diger Konular |
|
|
|
| |
| |
|
|
 |
 |
DEJAVU...
Televizyonlar tahtalarda gösterilen kurtarma planları üzerinden tavan yaptılar. Sendikalar yoktu. Maden mühendisleri odası herşeyi biliyordu ama sustu. Muhalefet yatak odası derdinde. Birbirlerini suçladılar. Dünyanın en iyi kurtama ekipleri bizdeymiş. Neden? Clinton gelip bir faciazede bebeği kucağına alsın diye mi? İktidar 10 bin lira verdi ve havaya ateş ederek susturdu halkımızı. Cumhurbaşkanımız devlet denetleme kuruluna talimat verdi. ''Araştırın bu maden sektörünü'' Diye.
Biz bu filmi daha önce gördük mü? |
| Geçmiş Haftanın İrlandaliları |
|
|
|
| |
|